Rojava savaşı Cenevre’ye taştı-Ferda Çetin

2013-12-02 12:40:06
Yazdir

Rojava’da cephe savaşının sonuna geliniyor. Bu savaşta Türkiye, Suudi Arabistan ve Qatar El Kaide’yi; ABD ve AB ise Özgür Suriye Ordusu’nu açıktan desteklediler. Ancak bu geniş ittifak, YPG karşısında stratejik bir yenilgi aldı. 

Bu zaferden sonra, Rojava’nın hakimiyeti Kürtlerin eline geçince, yönetimlerini de ilan ettiler. Tam da bu noktada ABD, Türk devleti ve KDP, bu gelişmelerin sahibi olan Kürt Yüksek Konseyi’ni ve PYD’yi siyasi alanda etkisiz kılma savaşı başlattı. PYD’nin meşruiyetini lekeleme ve karalama faaliyeti hala değişik biçimlerde sürdürülüyor. Merkezi Fransa’da bulunan, 'Sınır Tanımayan Gazeteciler' örgütünün kısa bir süre önce yayınladığı rapor, bu kara propagandanın bir parçası olarak incelenmeye değerdir. Bu raporda Suriye’de Esad rejimi, El Kaide ve PYD’nin demokratikleşmenin önünde engel oldukları, halk üzerinde baskı kurduklarından söz ediliyor. PYD, rejimle ve El Kaide çeteleri ile aynı kefeye konuluyor.

Şam, Halep, Raqqa, Hama, Haseke ve Lazkiye’de "Emirlik"ler, "Irak-Şam İslam Devleti" ilan edilirken sesi soluğu çıkmayan güçler, Kürt halkı geçici yönetim ilan ettiğinde hep birlikte ayağa kalktılar. 
Sıcak savaşta Kürtler karşısında kaybedenler, şimdi Cenevre’de bu savaşı sürdürmek istiyorlar.

ABD, İngiltere, Fransa, Türkiye ve İran her ne şekilde olursa olsun, Rojava Kürtlerinin meşru temsilcilerinin, doğrudan veya başka güçlerle birlikte, Cenevre görüşmelerine katılmalarına karşı çıkıyorlar. Rojava’daki savaşta, Kürt halkını ve orada yaşayan diğer halkları savunan, bu uğurda yüzlerce kayıp veren; bugün de oradaki hayatı tanzim eden siyasi öncü, görüşmelerin dışında tutulmaya çalışılıyor. Suriye’deki iç savaşı ve çatışmaları siyasi yöntemlerle çözme iddiasındaki uluslararası güçler, Kürt halkının gerçek temsilcilerini by-pas ederek kendi işbirlikçileri ile "çözüm" yaratmak istiyorlar.

ABD, İngiltere, Fransa, Türkiye, İran ve KDP aynı safta bulunuyor. Bu koalisyon, "Cenevre 2" görüşmelerine Kürtlerin doğrudan katılmasını ve Kürt sorununun ayrı bir başlık olarak gündemleşmesini kabul etmiyor. Kürt Yüksek Konseyi veya PYD’nin bu görüşmelere katılması şiddetle reddediliyor. Kürtleri temsilen, KDP’ye bağlı El Parti’nin lideri Abdulhakim Beşar uygun görülüyor. Belli ki Rusya da PYD’nin Cenevre’ye katılmasında ısrarcı olmaktan yana değil.

Türk devleti, Abdülhakim Beşar ile Suriye Ulusal Koalisyonu Başkanı Ahmet Carba’yı 27 Ağustos 2013 tarihinde, İstanbul’da bir araya getirerek bir anlaşma imzalattı. Bu anlaşmayla, Barzani’nin denetimindeki Kürt Ulusal Konseyi, uluslararası görüşmelere Rojava’daki Kürtlerle birlikte değil; içinde çeteci oluşumların da yer aldığı Suriye Ulusal Koalisyonu bünyesinde katılma kararı aldı.
Peki ABD, İngiltere ve Türk devletinden bu kadar "itibar" gören Abdülhakim Beşar kimdir?

Rojava’daki El Parti’nin başkanıdır. Abdülhakim Beşar Hewler’de yaşıyor. Partisinin fonunu ve maaşını KDP ödüyor. Rojava’da ne ciddi bir örgütlenmesi ne halk desteği ne askeri gücü bulunmuyor. Tam manasıyla bir hısım akraba örgütü. Kravat bağlamayı, takım elbise giymeyi siyaset için yeterli sayan, tipik Ortadoğulu bir işbirlikçi. Bu konumunu  İstanbul’daki anlaşma sonrasında, kendisi itiraf ediyordu:

"Suriye'deki Kürtlerin hakları için ABD, İngiltere ve Fransa elçilik görevlileri ile görüştüm. Kendileri, Suriye’deki Kürtlerin taleplerini destekleyeceklerini belirttiler ve bu konuda ‘uluslararası teminat’ verdiler" diyordu. Abdülhakim Beşar, ABD’nin ve İngiltere’nin Ortadoğu’da ihtiyaç duyduğu yeni Hamit Karzai’lerden biridir. En büyük ve değer gören özelliği de budur.

Güneyli siyasi güçlerden Goran, YNK, Yekgurti İslami Kurdistan, Hizbi Şui Kurdistan, Komaleyi İslami Kurdistan, Zahmetkaşan e Kurdistan, Bizutnewey İslami Kurdistan, PÇDK, Hizbi Ayinde, Partiya Rizgariya Kurdistan, Yekiti Neteweyi Demokrati Kurdistan, Bizutinewey Demokrati Gele Kurdistan, Partiya Karker û Rencdarene Kurdistan, Cenevre görüşmelerinde Rojava’yı Desteya Bilind a Kurd'un (Kürt Yüksek Konseyi) ve PYD’nin temsil etmesini istiyorlar. Demek ki Güney Kürdistan’da Kürt Yüksek Konseyi ve PYD’ye sadece KDP karşı çıkıyor.

Rojava’daki 34 parti ve siyasi örgüt Kürt Yüksek Konseyi ve PYD’yi destekliyor. KCK, KNK, PKK, HDK, BDP ve 100 belediye de Kürt Yüksek Konseyi’ni ve PYD’yi destekliyor. Sayıya da niteliğe de tahvil edilse, ABD ve Avrupa Birliği’nin desteklediği KDP çizgisi marjinal bir konumda kalıyor.

Tam da bu tartışmaların paralelinde KDP ile Türk devleti, KDP ile Exxon Mobil, Total, Gazprom, Chevron gibi şirketler arasında petrol arama, boru hatları ve taşıma antlaşmaları yapılıyor. Fakat petrolun çıkarılacağı ve taşınacağı topraklar binlerce kilometrelik Kürdistan coğrafyası. Kürt gerillaların hakimiyetindeki; yani ne ABD’nin, ne Qatar’ın, ne KDP’nin, ne de Abdulhakim Beşar’ın güvenliğini sağlayamacağı geniş bir coğrafya. Dolayısıyla bölgede süren savaşın doğrudan tarafı olan KCK, PKK ve PYD’nin katılmadığı bir barış ve çözüm planının hayata geçirilmesi hayalidir, imkansızdır. ABD, İngiltere, Fransa, Türkiye ve KDP’nin kabullenmek istemediği gerçek de budur.

Kaynak: Yeni Özgür Politika

 

 

 

URFA (DİHA) - Musul'da IŞİD tarafından rehin alınan 49 konsolosluk görevlisi, sabah saatlerinde serbest bırakıldı. IŞİD'in rehineleri Türk devleti ile anlaşmalı bir şekilde tuttuğu gündeme gelmişti.

Musul'un IŞİD tarafından işgal edilmesinin ardından Türk konsolosluğunda rehin alınan 49 kişi sabah saat 05:00'te serbest bırakıldı. Rehinelerin Türkiye'ye giriş yaptığını Başbakan Ahmet Davutoğlu tiwitter hesabından duyurdu. Konsolosluk görevlilerinin anlaşmalı olarak rehin alındıkları gündeme gelmişti. Türk devletinin son günlerde IŞİD çetelerinin Kobane kuşatmasına yardımcı olması karşılığında konsolosluk görevlilerinin serbest bıraktığı iddia ediliyor. [...]

IŞİD tarafından rehin alınan Musul Başkonsolosu ile beraberindeki 48 kişi 101 gün sonra bu sabah serbest kaldı.

IŞİD'in elinde bulunan Talabyat ilçesi sınırından getirilip Akçakale Sınır Kapısı'ndan serbest bırakılan 49 rehine, Türk askerler tarafından teslim alındıktan sonra Urfa'ya MİT binasına götürüldü.

Urfa Valisi Vali İzzettin Küçük rehineleri ziyaret etti. 

Yaklaşık yarım saat MİT binasında kalan Küçük, çıkışta gazetecilere, "Hepsi sağlıklı, sağlık durumları iyi. Sayın Başbakanımız teşrif ettiğinde hepsi havaalanına gelecek, orada göreceksiniz" şeklinde açıklama yaptı. [...]

MARDİN (DİHA) - Mardin Nusaybin'de, YDG-H üyeleri anadil önündeki engelleri protesto etmek amacıyla iki okulu molotof atarak yaktı.

Mardin'in Nusaybin ilçesinde, YDG-H üyeleri, anadil eğitim önündeki engelleri protesto etmek amacıyla Yenişehir mahallesinde bulunan Emire Gözü Anadolu Lisesi ile Selahaddin Eyyubi mahallesindeki Edip Mungan İlköğretim Okulu'na dönük akşam saat 21.30 sıralarında molotoflu eylemde bulundu. Molotof atılan her iki okulda da kısmi hasar meydana geldi. Atılan Molotofların yanı sıra okul duvarlarına "Kürtçe dil eğitimi istiyoruz yoksa okul komple yanar" yazılaması da yapıldı.

Her iki okulda çıkan yangınlar, itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu söndürüldü. [...]

URFA (DİHA) - IŞİD çetelerinin saldırılarının üzerine Kobanê'nin Qeramox köyünden Suruç'un Ovan köyüne geçişler yaşanırken, çok sayıda çoban, çetelerin ve askerlerin engellemeleri nedeniyle mayınlı arazide mahsur kaldı. [...]

Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir araştırmaya göre, aşırı hareketsizlik ve uzun süre oturmak beyin üzerinde oldukça ciddi zararlara yol açıyor. Düzenli olarak spor yapan insanların dahi, spordan sonra uzun süreli oturmaları beyine zarar verebiliyor.

Plos One adlı bilimsel gazetede yayınlanan araştırmada, 60 ila 78 yaşları arasındaki 88 kişi, hareketlerini kontrol edecek sensorlar ile donatılarak günlük hareketleri ve beyine etkileri incelendi. Illinois Üniversitesi’ne bağlı bilim insanlarınca yapılan araştırmaya katılan 88 kişinin tümü genel olarak sağlıklı ancak fazla hareket etmeyen kişilerden seçildi. [...]

Yukarı Uç Dostum Yukarı Uç Dostum Yukarı Uç Dostum Yukarı Uç Dostum
Powered by bestanuce.com & Copyright 2012-2014 info@bestanuce.com

Bestanuce1.comon Google+