Av. Dağ: 'Kadınlı-erkekli' öğrenci evlerine polis giremez!

SEVDİYE ERGÜRBÜZ 2013-11-15 09:54:48
Yazdir

İSTANBUL (DİHA) - Başbakan Erdoğan'ın öğrenci evlerine ilişkin yaptığı açıklamaların ardından, kadın ve erkek öğrencilerin bir arada yaşadığı evlerinin denetlenmeye başlanmasına karşı "konut dokunulmazlığı"nın Anayasal bir hak olduğuna dikkat çeken ÇHD İstanbul Şube yöneticisi Avukat Güray Dağ, evlere girilmesinin bu hakka müdahale anlamına geleceğini ifade etti. 

Başbakan Erdoğan'ın "Denizli ilinde şahit olduk. Yurtların yetersizliği beraberinde çeşitli sıkıntılar doğuruyor. Üniversite öğrencisi genç kız, erkek öğrenci ile aynı evde kalıyor" sözleriyle başlattığı öğrenci evleri tartışması devam ediyor. Kadın ve erkek öğrencilerin bir arada kalmalarının denetleneceği tartışmaları da gündeme gelirken, kadın ve erkek öğrencilerin bir arada yaşadığı evlere yönelik polis kontrolleri başlamasına dair kimi örnekler kamuoyuna yansıdı. Başbakan'ın açıklamasının henüz ertesi günü Tophane'de aparatlara ve birçok eve baskın yapıldı. Tophane'de yaşayan kadın öğrenci Özge Altın'ın evine, 30 kadar sivil polis, zabıta ve maliye memuru apartmana gelerek, komşularına Altın'la ilgili sorular sorarken, Manisa'da ise bir ihbar üzerine kadın ve erkek öğrencilerin bulunduğu bir eve giden polislerin "gürültü" gerekçesi ile ceza kesmeleri dikkat çekmişti. 

Çağdaş Hukukçular Deneği İstanbul Şube Yöneticisi Av. Güray Dağ, konuyu hukuksal açıdan değerlendirerek, Anayasa'nın 21'inci maddesinde "konut dokunulmazlığı"nın bir hak olarak düzenlendiğini dikkat çekti. Devletin bireylerin özel hayatına müdahale hakkının olmadığını vurgulayan Dağ, öğrencilere de olası polis baskınlarında arama kararı olmadan evlerini aratmama uyarısında bulundu. Dağ, "Temel haklar ancak makul gerekçelerle sınırlandırılabilir" dedi.

'Özel alana polis giremez'

"Bu ancak şöyle olabilir gerçekten aşırı gürültü varsa komşuları da rahatsız ediyorsa ki bu suç değil kabahattir. Kabahatler Kanunu'na göre idari para cezası verilir" diyen Dağ, bunun için de komşuların şikâyetinin gerekli olduğuna dikkat çekti. Dağ, "Şikâyet yoksa polis 'biz geldik gürültü var' diyemez. Böyle bir şikâyet olsa bile, polis bu nedenle içeri girip bakamaz. Çünkü orası özel alandır, özel alana kimlerin girip girmeyeceğine kendileri karar verir. Bunun için polis rızası olmayan birinin evine girerse konut dokunulmazlığını ihlal etmiş olur" dedi. Dağ, polisin ancak bir suç iddiası, bir soruşturma ve hakim veya savcı tarafından yazılı bir arama kararı varsa içeri girip arama yapabileceğine vurgu yaptı.

'Polisi içeri almamak lazım'

Aramalarında ancak kişiye özel yapılabildiğini dile getiren Dağ, "Bir mahalleye, bir bölgeye ilişkin genel bir arama kararı verilemez. Bir kişiyle ilgili ve o kişinin somut suçlamasıyla arama kararı verilebilir. Ve ne aradığı da yazması gerekiyor. Örneğin; A şahsı hakkında uyuşturucu maddede bulundurmaktan bir suç varsa o A sahsının evine o madde aramak için girilir, başka bir şey aranamaz" dedi. Bu sebeplerle, polis kapıya geldiğinde arama kararı olup olmadığının bakılması gerektiğini ifade eden Dağ, "Yoksa içeriye polisi almamak lazım. En fazla bir kabahat nedeniyle gürültü şikâyeti nedeniyle polis geldiyse sadece kimliğinizi gösterin en fazla idareyi para cezası uygulayabilirler. İçeriye giremezler, sizi karakola götürmeleri gerekmez" diyerek, aksini yapan polisin görevi kötüye kullanma suçu işlemiş olacağına işaret etti. Dağ, Başbakan'ın sözlerini ise, "Başbakan'ın bu sözleri muhafazakâr demokrat AKP'nin yaşam tarzına müdahalesi. Yani müdahale etmek için kılıf uyduruyor. Ama anayasa ile hiçbir bağdaşık yanı yok. Tamamen hukuksuzdur, polisi kimsenin evine giremez" dedi.

İSTANBUL (DİHA) - Vicdani Ret Derneği, İsrail'in 8 bin yedek askeri göreve çağırdığı belirterek, "İsrail'de askere çağrılan gençlere askere gitmeyin diyoruz" dedi.

Vicdani Ret Derneği (VR-DER), Filistin'e yönelik askeri saldırılara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, İsrailli gençlere seslenerek askere gitmemeleri çağrısında bulundu. İsrail saldırılarında ölü ve yaralı sayısının gün be gün artış gösterdiğine dikkat çekilen açıklamada, "İsrail her geçen gün, şiddetini arttırarak sürdürdüğü saldırılarla Filistin'e yönelik yeni katliamlar gerçekleştirmekteyken, İsrail toplumunda ve dünyanın birçok farklı noktasında gerçekleşen savaş karşıtı protestoları da görmezden geliyor. [...]

Batı Fransa’nın Lorient şehrinde Kobanê ve Gazze’de IŞİD ve İsrail’in saldırıları protesto edildi.

Lorient’te çeşitli demokratik kurumların organize ettiği eyleme çevrede yaşayan Kürdistanlılar Kobanê’ye yönelik saldırıları protesto etmek için katıldı.

Şehir merkezinde akşam saatlerinde gerçekleştirilen eylemde üç kilometre boyunca yürüyen kitle sık sık İsrail aleyhine sloganlar attı. Polisin yoğun güvenlik önlemi aldığı eylem sırasında Kürdistanlılar KCK’nin Filistin halkı ile dayanışma içinde olduklarına dair yaptığı açıklamayı bildiri şeklinde dağıttı. [...]

7-11 Temmuz tarihleri arasında İzmir’de yapılan Baptist Kiliseleri Dünya Kongresine katılan İsveçli din adamı Christer Daelander, Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğünün yoğun baskı altında bulunduğunu ve inanç özgürlüğünün ise oldukça sınırlı olduğunu söyledi.

Aynı zamanda Baptist Kiliselerinde insan hakları mücadelesinin eşgüdüm içinde yürütülmesinin sorumluluğunu üstlenen Daelander’le kongreyi ve Türkiye izlenimlerini konuştuk.

Açılış konuşmasını İzmir Büyük Şehir Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun yaptığı ve CHP ve AKP milletvekillerinin bazılarının izlediği konferansa dünyanın 120 ülkesinden 500 civarında Bastist Kiliselerine mensup din insanı katılmıştı. [...]

Birleşmiş Milletler, mali krizler ve doğal afetlerle birlikte yoksulluğun artabileceği uyarısında bulundu. Yoksulluk mevcut durumda, dünya nüfusunun üçte birini, diğer bir ifadeyle 2.2 milyar erkek ve kadını ilgilendiriyor. En zengin 85 kişi, 3,5 milyar en yoksul insanın sahip olduğu kadar zenginliğe sahip.

BM Kalkınma Programı (PNUD) bugün açıkladığı 2014 raporunda, yoksulluk konusunda alarm veriyor.  Raporda, finansal krizler, doğal felaketler ve etkisiz kamu politikalarının yoksulluğu daha da arttırma riski olduğu kaydediliyor.  Raporda, özellikle yiyecek maddelerindeki fiyat artışı ve şiddetli çatışmalar, yoksulluğu arttıran diğer kaynaklar olarak ifade ediliyor. [...]

ADANA (DİHA) - Seyhan Nehri kıyısında boğazı kesilen bir kadın cesedi bulundu.

Adana'nın Merkez Çukurova ilçesinde Seyhan Nehri kenarında sabah saatlerinde yürüyüş yapan yurttaşların bir kadının hareketsiz yattığını gördü. Olay yerine gelen polis ekipleri, inceleme yaptı. Kadının, bıçaklandığı ve boğazının kesildiği tespit edildi. Üzerinden nüfus cüzdanı çıkmayan 35-40 yaşlarındaki kadının cesedi, Adana Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. [...]

Yukarı Uç Dostum Yukarı Uç Dostum
Powered by bestanuce.com & Copyright 2012-2014 info@bestanuce.com

Bestanuce1.comon Google+