Mele Korkmaz 'sivil cuma namazı' davasını Danıştay'a taşıdı

2013-06-22 09:57:07
Yazdir

Sivil Cuma namazında Kürtçe vaaz verdiği için görevine son verilen Mele Zeki Korkmaz, itiraz dilekçesinin Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi tarafından reddedilmesi üzerine davayı Danıştay'a taşıdı. Karara tepki gösteren Mele Zeki Korkmaz, Kürtçe vaaz verdiği için görevinden alındığını; ancak 25 sefer de görevden alınsa yine Kürtçe vaaz vermeye devam edeceğini söyledi.

Atama ve Yer Değiştirme Kurulu, 2 Mayıs 2012 tarihli ve 910.02/51 sayılı karar ile resmi imamlık görevine son verdiği Mele Zeki Korkmaz, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi'ne itiraz etmişti. İtirazın reddedilmesi üzerine Korkmaz davayı bu kez Danıştay'a taşıdı. 16 Mayıs 2002 tarihinde emekli olan ve başvuru üzerine Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Atama ve Yer Değiştirme Kurulu tarafından 31 Mayıs 2011 tarihinde Sur ilçesi Harmanlar Köyü Camisi'nde göreve başlayan Mele Zeki Korkmaz'ın, Dağkapı Meydanı'nda kılınan Sivil Cuma namazında Kürtçe vaaz verdiği gerekçesiyle görevine son verilmişti. Kurulun 2 Mayıs 2012 tarihli ve 910.02/51 sayılı kararını Diyanet İşleri Başkanlığı'na gönderdiği belgede, her Cuma günü bölgenin birçok il ve ilçesinde binlerce kişinin katılımıyla kılınan Sivil Cuma namazları, "İslam törelerine aykırılık teşkil etmek" biçiminde gösterilmişti.

'25 sefer görevden atılsam yine ana dilimi konuşurum'

Korkmaz, karara tepki göstererek, "Ben 21 yıldır müftülüğe bağlı çalışıyorum. 16 Mayıs 2002'de hastalığımdan dolayı emekli oldum. Ancak 16 Aralık 2011 tarihinde yine Sur ilçesinde bağlı Harmanlar köyünde yeniden imamlık görevime başlamak istedim. Sivil Cuma namazlarının başlaması ile Kürtçe vaaz vermeye karar verdim. 52 hutbeye katıldım ve 52 hutbede de Kürtçe vaaz verdim. Kürtçe vaaz verdiğim ve Kürdistan'dan söz ettiği için görevimden alındım. Daha sonra yeniden imamlık için başvurdum. Ama daha bir yıl geçmeden imamlık görevime son verildi. Sivil Cuma'ya katıldığım için görevimden alındım. Vaazlarda Kürtçe konuştuğum için yargılandım. Ben 2011 yılından 2012 yılına kadar camilerde imamlık yaptım. Bu dili Allah verdiği için, Allah'ın bu emanetine sahip çıkmak için konuştum. Hz. Ali demiş ki 'İnsanlarla anladığı dilde konuş.' Ben de bu düşünce ile hareket ettim. 2012 Şubat'ında Diyarbakır Müfettişi yanıma gelip 21 fotoğraf gösterip benim Sivil Cuma namazlarına katıldığımı söyledi. Daha sonra Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi hakkımda dava açtı. Ve görevime son verdiler" dedi. Avukatı Serhat Karaşin aracılığı ile karara itiraz ettiğini belirten Korkmaz, şunları söyledi: "Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi, 2013'ün Nisan ayında itirazı reddetti. Ben yine avukatım aracılığı ile bu sefer Danıştay'a başvurdum. Şu anda davam Danıştay'da devam ediyor. Ben Kürtçe konuştuğum için görevime son verdiler. Ancak 25 sefer de dava açsalar ve görevime son verseler ben yine 25 sefer itiraz edeceğim ve Kürtçe vaaz vermeye devam edeceğim."

Sivil Cuma namazları ile ayırımcılık yapıyormuş!

Atama ve Yer Değiştirme Kurulu tarafından, KESK'e bağlı DİVES üyesi Mele Zeki Korkmaz hakkında verilen kararda, şunlara ver verilmişti: "Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile Demokratik Toplum Kongresi tarafından, 'Kürt sorununun çözümüne yönelik adım atılması için sivil itaatsizlik eylemi' kapsamında başlatılan ve 'Devletin kadrolu imamlarının arkasında namaz kılmayın' çağrısıyla desteklenen, Cuma namazlarının camilerin dışında kılındığı ve Kürtçe hutbe okunduğu kamuoyunda sözde 'Sivil Cuma' olarak ifade edilen Diyarbakır Dağkapı Meydanı'nda kılınan Cuma namazlarına katıldığı, bu itibarla İmam-Hatip Zeki Kormaz'ın bir din görevlisi olarak, birliğin, huzurun, barış ve kardeşliğinin tesisi ve masum insanların öldürülmesinin önüne geçmesi için çalışması gerekirken, Türkiye Cumhuriyeti topraklarının bir kısmını bölerek sözde Kürt devleti kurmak isteyen ve bu amaç doğrultusunda da cebir, şiddet ve silaha başvuran PKK/KONGRA-GEL örgütünü ve liderini desteklemek ve sahip çıkmak amacıyla düzenlenen yasadışı eylem ve gösterilerde yer almakla, örgütün eylemlerini meşru görmesi ve bu örgütün propagandasını yapması, örgütü destekleyerek muzahir davranış sergilemesi, ayrıca, ayrışma ve kamplaşmaya yol açan sözde Sivil Cuma namazlarına katılmakla da asırlar boyunca birliğin ve bütünlüğün simgesi haline gelmiş ve bu fonksiyonunu icra etmiş olan Cuma namazlarının ayrımcılık ve istismarcılık aracı olarak kullanılmasına rıza göstermesi ve destek vermesiyle sergilemiş olduğu cemaat ve vatandaş nezdinde kabul görmediği, kamu vicdanını rahatsız edici ve yaralayıcı olduğu, bu eylemleri nedeniyle, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin (b) alt bendinde yer alan 'itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olması' şeklindeki ortak niteliği kaybettiği, bu nedenle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi gereği Diyanet İşleri Başkanlığı'ndaki görevinin sona erdirilmesinin teklif edilmesi üzerine durumu Atama ve Yer Değiştirme Kurulu'nda görüşülmüştür. Kurulca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; İmam-Hatip Zeki Korkmaz'ın dini konularda toplumu aydınlatması, eğitici, dini yasaklardan ve kötü alışkanlıklardan sakındırıcı, yanlış inançları düzeltici, çevresinde doğruluğu, sadakati ve güvenirliği ile her bakımdan topluma örnek olması gerekirken, hakkında yapılan soruşturma sonucu tespit edilen söz konusu eylemleri sebebiyle yukarıda mezkur 'ortak nitelik' şartını memurluğu sırasında kaybettiğine, aynı kanunun 98. maddesinin (b) bendi gereğince Diyanet İşleri Başkanlığı'ndaki görevinin sona erdirilmesinin uygun olacağına karar verilmiştir."

ANKARA (DİHA) – Öğretmenler Günü nedeniyle öğretmenleri ağırlayan Erdoğan, “Amerika’yı Müslümanlar keşfetti” açıklamasıyla dalga geçilmesine, “biz nedense bu tür şeyleri kendimize yakıştırmıyoruz” sözleriyle sitemde bulunurken, öğretmenlerde de “öğrencilere öz güven aşılamalarını” istedi.

Öğretmenler Günü nedeniyle Saray’ında öğretmenleri ağırlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem sitem hem de isteklerde bulundu. Öğretmenlerin Öğretmenler Günü'nü kutlayan Erdoğan; "3 kişinin elini öpeceksiniz; babanın, annenin, öğretmenin. Sizden özel bir ricam var, öğrencilerimize özgüven aşılamanız" dedi. [...]

HDP Muş Milletvekili Çelik, 2007 yılunda Polis Vazife ve Salahiyet Kanununda yapılan değişikliklerle polisin yetkilerinin genişletildiğini ve söz konusu tarihten bu yana polisin silah kullanması sonucunda 175 kişinin yaşamını yitirdiğini belirtti. 'İç Güvenlik Reform Paketi'nin iktidarın elinde muhaliflere karşı güçlü bir baskı ve sindirme aracı haline geleceğini kaydeden Çelik, düzenleme ile ne amaçlandığını Başbakan Davutoğlu'na sordu. Çelik, Kürt öğrencilere saldırılara ilişkin ise Meclis Araştırması istedi.
HDP Muş Milletvekili Demir Çelik, 'İç Güvenlik Reform Paketi' hakkında Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. [...]

ANKARA (DİHA) - HDP 24 Kasım'ın 12 Eylül darbecileri tarafından öğretmenler günü ilan edildiğine işaret ederek, "Öğretmenler günü yine iktidarın değişmeyen sahte övgüleri, içi boş vaatleri ve hamasi nutuklarıyla geçip gidecek" açıklamasını yaptı.

HDP 24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada 24 Kasım'ın. 12 Eylül darbecileri tarafından "Öğretmenler Günü" olarak 33 yıl önce ilan edildiği vurgulanarak, "12 Eylül 1980'deki darbeyle uygulamaya konulan neo-liberal ekonomi politikalarının ve anti-demokratik yönetim anlayışının, kişiler ve kurumlarda açtığı yaralar kronik bir hastalığa dönüşerek 34 yıldır devam ediyor" denildi. [...]

Video
Yukarı Uç Dostum Yukarı Uç Dostum Yukarı Uç Dostum Yukarı Uç Dostum
Powered by bestanuce.com & Copyright 2012-2014 info@bestanuce.com

Bestanuce1.comon Google+