21 yıl önceki Kulp katliamında 37 askere soruşturma

2012-06-26 11:10:03
Yazdir

Mustafa Doğan-ANF 11:07 / 26 Haziran 2012 Amed - Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde 24 Aralık 1991 tarihinde gerilla cenazelerinin getirilmesi sırasında kitlenin üzerine ateş açılması sonucu resmi açıklamalara göre 7 kişinin ölümü 2 kişinin de yaralanmasıyla ilgili Kulp Cumhuriyet Savcılığı o dönem görev yapan 37 subay ve astsubay hakkında soruşturma açtı.

Bingöl'ün Solhan ilçesinde 19 Aralık 1991günü bir gerilla kampının helikopterlerce bombalanması sonucu ölen gerillaların 24 Aralık günü Kulp'a getirilmesi sırasında kitlenin üzerine ateş açılması sonucu resmi açıklamalara göre Mehmet Nesip Altın, Neytullah Tekin, Hayrettin Demirtuyi, Felemez Bulut, Ömer Öztürk, Ali Miltaş ve Şahin Tekin olay yerinde ölürken, Mehmet Şah Tektekin ve Şeyhmus Altındağ yaralandı.

Yaşanan katliamın ardından, 1992 yılında savcı Mustafa Akkuş, 1993 yılında da savcı Faruk Yılmaz tarafından dönemin Diyarbakır İl Jandarma Alay Komutanı Albay İsmet Yediyıldız'ın da yargılanması için soruşturma açılması istenmiş, ancak Diyarbakır Valiliği tarafından soruşturma izni verilmemişti.

Savcılar, katliamda yer alan Kulp, Hazro, Silvan, Ergani ve Lice Jandarma Komando Bölük personelleri için de soruşturma açılmasını istemiş, ancak Valilik soruşturma izni vermemişti.

Aynı şekilde, cenaze törenine katılan 54 kişi tutuklanmış, ardından yapılan yargılama sonucunda beraat etmişlerdi.

Katliamda ölen 2 kişi için avukat Nahit Eren'in 5233 Sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Yasası'ndan faydalanmak için yaptığı başvuru üzerine, Kulp Cumhuriyet Savcılığı yeniden soruşturma açtı. Soruşturmanın açılması ile birlikte doysa zaman aşımından kurtarılırken, 'Adam öldürmek ve adam öldürmeye teşebüs'ten açılan soruşturma kapsamında olayın yaşandığı gün Kulp'ta görevli olan 37 subay ve astsubayın ifadesi alındı. İfadelerin alınmasından sonra Cumhuriyet Savcısı'nın iddianame hazırlayacağı belirtildi.

21 YIL ÖNCE KULP KATLİAMINDA NE OLMUŞTU

Diyarbakır'ın Kulp ilçesi ile Bingöl'ün Solhan ilçeleri arasındaki dağlık bir bölgede ihbar sonucu PKK kampına 19 Aralık 1991 günü yapılan helikopterli saldırı sonucunda bir grup gerilla yaşamını yitirdi. Gerillaların cenazelerini almak için 22 Aralık tarihinde Diyarbakır, Kulp, Lice ve Silvan'dan yaklaşık 500 araçlık konvoy Kulp'a gelerek dağlık alanda ulaşabildikleri 3 cenazeyi alarak Kulp'a getirdi.

Kalan diğer cenazeleri almak için 23 Aralık günü tekrar yola çıkan binlerce kişi, dönüşte Kulp'a 2 kilometre mesafede bulunan Sarım Çayı üzerindeki köprüde asker ve özel timlerin kurduğu barikatla karşılaştı. Kitlenin cenazelerle ilçeye giremeyeceğini belirten askerler ile halk arasında yaşanan tartışma gün boyu devam etti.

YEDİYILDIZ TELEFONU İÇİŞLERİ BAKANI'NIN YÜZÜNE KAPADI

Bu arada Diyarbakır ve ilçelerinden yola çıkan binlerce kişi Kulp-Lice arasındaki Seyrek Karakolu tarafından engellendi.

Sarım Çayı üzerindeki köprü başında bulunan halkın engellenmesi üzerine, DYP Diyarbakır Milletvekili Salim Ensarioğlu Başbakan Süleyman Demirel'e çıkarak, cenaze konvoyuna izin verilmesini istedi. Aynı gün yine SHP milletvekili Hatip Dicle ve 8 Kürt kökenli milletvekili de İçişleri Bakanı İsmet Sezgin'le görüşerek olayların çıkmaması için girişimde bulunmasını istedi.

İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, Kulp Tabur Komutanlığı'nda olan Albay İsmet Yediyıldız'ı aradı, ancak telefon yüzüne kapatıldı. Bunun üzerine Bakan Sezgin, Diyarbakır Valisi Muzaffer Ecemiş'i Kulp'a göndererek onunla görüşmesini istedi. Vali Ecemiş, Kulp ilçe merkezinde binlerce kişinin Sarım Çayı üzerindeki köprüde engellenmesini protesto eden kalabalığa hitap ederek sakin olmalarını istedi ve cenazelerin verileceğini söyledi. Ardından Kulp Tabur Komutanlığı'nda Albay Yediyıldız ile görüştü.

Valiyi dikkate almayan Albay Yediyıldız'ın cevabı kesindi: "Bu olay ne sizi, ne de bakanı ilgilendiriyor. Ben üstlerinden emir alırım."

‘ÇOK İNSAN ÖLÜR'

O gece binlerce kişi beraberlerinde gerilla cenazeleri ile Sarım Çayı'nın diğer tarafında ateşler yakarak sabahladı. Gece yarısı kitlenin yanına beraberinde bir grup gerilla ile gelen Brusk adlı gerilla komutanı, kitlenin geri çekilmesini, köprünün diğer tarafında panzerlerle barikat kuran asker-özel tim barikatının roket ve silah kullanılarak kaldırılacağını ve kitlenin bu şekilde Kulp'a girebileceğini teklif etti. Ancak HEP'lilerin ve kitlenin, "Çok insan ölür" demeleri üzerine, bundan vazgeçildi.

‘AZ SONRA 30 CENAZE OLACAK'

24 Aralık tarihinde gerilla cenazelerin getiren kitlenin Kulp'a girişine yine izin verilmedi. Öğlen saatlerinde HEP İl Başkanı Hüseyin Turhallı barikatın yanındaki Üsteğmen'in yanına gelerek kitlenin girişine izin verilmesini istedi. Ancak Üsteğmen, silah kullanmak için emir aldığını belirterek, "Bir tek kişiyi köprüyü geçerse öldürürüm. (Araçlardaki gerilla cenazelerini kastederek) Bakın 3 cenaze var, az sonra 30 cenaze olacak. Burada adam öldüreceğim" dedi.

Öğleden sonra Kulp Taburu'na karargah kuran Albay İsmet Yediyıldız, korumaları ile birlikte köprünün başına gelerek barikatın arkasındaki kitlenin de duyabileceği şekilde askerlere, "Köprüden tek kişi geçirtmeyeceksiniz. Geçen olursa öldürün. Tohumuna para mı verdim" diyerek oradan ayrıldı.

KÖPRÜ ÜZERİNDE KİTLE TARANDI

HEP İl Başkanı Hüseyin Turhallı ve gazetecilerin Kulp'a dönmesi ardından, öğleden sonra köprünün başında bekleyen kitle askerler ve özel timler tarafından tarandı. Birçok kişi köprüden aşağıya Sarım Çayı'na atıldı.

Katliamda, resmi açıklamalara göre Mehmet Nesip Altın, Neytullah Tekin, Hayrettin Demirtut, Felemez Bulut, Ömer Öztürk, Adil Miltaş ve Şahin Tekin öldürüldü, onlarca kişi yaralandı. Öldürülen siviller ve araçlarda bulunan gerilla cenazeleri Kulp Tabur Komutanlığı'nın bahçesine getirilerek, "teröristler öldürüldü" diye basına açıklama yapıldı. 54 kişi gözaltına alınarak tutuklandı.

Katliamın ardından, suç duyurusu üzerine Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi 1992-11 sayılı kararı ile davada görevsizlik kararı vererek dosyayı Kulp Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. Kulp Cumhuriyet Savcısı Mustafa Akkuş tarafından soruşturulan dosyada, katliamın baş sorumlusunun Albay İsmet Yediyıldız olduğu ortaya çıktı.

SAVCI AKKUŞ YARGILANMASI İÇİN İZİN VERİLMESİNİ İSTEDİ

Savcı Mustafa Akkuş, 25 Ağustos 1992 tarihinde, Albay Yediyıldız'ın yargılanmasına izin verilmesi için Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne başvurdu.

Savcı Akkuş, başvuru fezlekesinde, 24 Aralık tarihinde devlet güvenlik güçlerinin olay anında kalabalığa ateş açması sonucu 7 kişinin olay yerinde öldüğünü, olay tarihinde Asayiş Komutanlığı'na vekil sıfatı ile Jandarma Binbaşı Şeyhsuvar Öztoprak'ın baktığını, ancak olay yerinde ve olayın oluşu esnasında Ergani Jandarma Komando Taburu, Hazro Jandarma Komando Bölüğü, Lice Jandarma Komutanlığı, Silvan Jandarma Komutanlığı ve Kulp Jandarma Komutanlığı'na ait personelin götürüldüğünü, olay anında şahısların münferit olarak bütün araştırmalarına rağmen tespit edilemediğini ve bu birliklerin üst komutanı olarak İl Alay Komutanı ve olayda Asayiş Komutanı sıfatı ile Jandarma Kıdemli Albay İsmet Yediyıldız'ın güvenlik güçlerine emir verdiğini belirtti.

Fezlekede, 7 Temmuz 1992 tarihinde alınan ifadesinde ise Albay Yediyıldız'ın olay yerinde olduğunu beyan ettiğini ve gereken önlemlerin alınması için askere moral ve güven vermek için orada bulunduğunu, olayların sivil amir makamların emir ve talimatlarının dinlenmemesi sonucu tırmanan gerginlikten kaynaklandığını ifade ettiğini belirterek, katliamın baş sorumlusu olarak yargılanması için izin istedi.

ADALET BAKANLIĞI CEVAP VERMEDİ

Kulp Cumhuriyet Savcısı Mustafa Akkuş'un Albay İsmet Yediyıldız'ın yargılanması için Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderdiği yazıya cevap herhangi bir cevap gelmedi.

Diyarbakır İl Jandarma Alay Komutanı Albay İsmet Yediyıldız, daha sonra Adana Bölge Jandarma Komutanlığı'na ve ardından Edirne Alay Komutanlığı'na atandı ve ardından Tuğgenaralliğe terfi etti.

HİÇBİR DAVADA YARGILANMADI, FAİLİ MEÇHULE GİTTİ

Jitem itirafçıları İbrahim Babat ve Abdülkadir Aygan'ın basına yansıyan ifadelerinde, Temmuz 1991 tarihinde evinden kaçırılarak öldürülen HEP İl Başkanı Vedat Aydın'ın kaçırılması talimatını Albay İsmet Yediyıldız'ın verdiğini açıkladılar. Albay Yediyıldız'ın ismi, Diyarbakır'da görülen 3 ayrı Jitem dosyasında da geçti.

Ne Kulp'ta yaşanan katliam, ne de Vedat Aydın cinayetine ilişkin Albay İsmet Yediyıldız hakkında yargılama izni çıkmadı. Ve İsmet Yediyıldız, Tuğgeneralliğe terfi ettikten sonra emekli oldu. 6 Kasım 1999 tarihinde ise Trabzon'da yaşanan faili meçhul bir trafik kazasında tüm sırlarıyla birlikte öldü.





DİHA'nın 5'inci internet sitesine de Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) tarafından erişim engeli getirildi. 24 Temmuz'da Medya Savunma Alanları'na dönük yapılan hava saldırısıyla eş zamanlı olarak sırasıyla www.diclehaber.com, ardından www.diclehaber.com.tr, www.dihanews.com ve www.dihanews.net sitelerine erişimin engellenmesinin ardından yayınını www.diclenews.org üzerinden yayın yapan DİHA'nın bu sayfasına da erişim engeli getirildi. 

Tüm engelleme rağmen "Gerçeklerden Taviz Verilmez" sloganıyla çalışmalarını sürdüren DİHA, sansür ve engellemelere rağmen yayın yapmayı sürdüreceğini ifade etti. [...]

Düsseldorf’taki Türkiye’nin ticari ateşeliğinin önünde beyazlar giyen kadınlar savaşlarda katledilen kadınlara dikkat çekmek için eylem gerçekleştirdi. Türk ordusu tarafından cenazesi teşhir edilen Kevser Eltürk’ün de temsil edildiği eylemde bir açıklama yapan Gülümseyen Kadınlar İnisiyatifi savaşın en çok kadınları etkilediğini ifade etti.

Açıklamada Türkiye’nin Kürtlere karşı yürüttüğü savaşın karşısında kadınların da durduğu belirtilerek Almanya’dan Türkiye’ye silah satışını tamamen durdurması istendi.

“Sarayın Savaşına karşı Acil Barış, Acil Demokrasi” sloganıyla gerçekleştirilen eyleme çok sayıda kadın destek verdi. [...]

Çin’de kimyasal madde üretilen bir fabrikada meydana gelen patlamada yine can kaybı yaşanırken, kimyasal maddelere karşı güvenlik önlemlerinin yetersizliği kendini daha fazla hissettiriyor.

2 hafta önce 159 kişinin yaşamını yitirdiği dev patlamanın ardından dün de bir patlama meydana geldi. Dongying kentindeki Diaokouxiang Binyuan Chemical Co. şirketine ait fabrikadaki patlamada ilk belirlemelere göre en az 5 kişi yaşamını yitirdi.

İnternette yayınlanan bazı görüntülerde, fabrikada çıkan yangın sonrasında büyük bir patlamanın olduğu görülüyor. Ancak Çinli sosyal medya kullanıcıları tarafından yayınlanan fotoğrafların gerçekliği teyit edilmedi. [...]

Remscheid'dan beri yürüyüşcüleri takip ettiği belirtilen Türk faşistleri, yaklaşık 10 araba ile gelerek, tekbir getirerek gençlere saldırdı.

Faşistlerin kışkırtmalarına Kürdistanlı gençler ise "Bijî Serok Apo" sloganı ile cevap verdı. 

Yaşanan olaylarda 10 faşist ile 1 yürüyüşçü gözaltına alındı.

Alman polisi, Kürdistanlı gençlerin kimliklerini alıyor.

Yürüyüş Tertip Komitesi de, faşist saldırılara karşı tüm Kürdistanlı gençleri yürüyüşe katılmaya çağırdı.  

... [...]
En Son Videolar
Haber Haberler Son dakika Son dakika Haberleri
Powered by bestanuce.com & Copyright 2012-2015 [email protected]
Google+